Öküzgözü’nün suçu ne?

Vinum Şarap Dergisi’nden Thomas Vaterlaus, Vinum Dergisi’nin Nisan 2018 sayısında yazdığı “Chardonnay’ın suçı ne?” yazısında Türk Şaraplarına da dikkat çekiyor… Dünya’da politik nedenlerle şarapların cezalandırılmaması gerektiğini vurguladığı yazıyı Evren Tonguç’un çevirisi ile paylaşıyoruz… 

Duygusal etkenler şarap seçimini etkiliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarına karşı oluşan tepki, bazı şarapseverlerin Amerikan şaraplarına karşı olan tutumunu tamamen değiştirdi. Peki şarapları bu şekilde cezalandırmak mantıklı mı?
Kaliforniya, Oregon ve Washington şarapları Avrupa’nın birçok restoranının kavında kurşun gibi ağır, oldukları yerde duruyorlar. „Beyaz Saray’da o garip saçlı adam oturduğu sürece ben bu şarapları içmem.“ lafı bir süredir sıkça söyleniyor. Bu boykotun nedenlerinin tam olarak ne olduğu sorulduğunda değişik yanıtlar alınıyor. Çoğu kişi duygusal nedenler öne sürüyor: „Napa Vadisi’nden bir cabernet sauvignon bu şarapların yapıldığı genel ortamdan ayrı olarak düşünülemez. Bu ortama Donald Trump tabii ki de dahil. Sadece Donald Trump’u düşünmek bile insanı bu şaraplardan soğutuyor.“ Geri kalanlar daha akılcı/rasyonel düşünüyor: „ABD ürünlerini tüketenler dolaylı da olsa Trump’un başkanlığını desteklemiş oluyor. Satılan her şişeden vergi olarak devlet hazinesine para giriyor diye değil aynı zamanda Trump’un başkanlığı aynı zamanda ülkenin genel ekonomik durumu ile sıkı bir şekilde bağlı olduğu için de…“ diyorlar. Halbuki Donald Trump, Thomas Jefferson’dan (1743-1826) sonra şarap üreten ilk ABD Başkanı. Trump, 2012 yılında Virginia eyaletinde Charlottesville yakınlarında Kluge Ailesi’nin bağlarını ve üretim tesislerini satın aldı. İşin ilginç tarafı bu bağlar Thomas Jefferson’un 19. yy.‘da şarap ürettiği Monticello Estate’in de çok yakınında bulunuyor. Ama yine de… Thomas Jefferson nazik, yüksek kültürlü ve derin bir şarap zevkine sahip olan birisi olarak tarihte yerini alırken Donald Trump kısaca „odun“ olarak anılıyor. Ve bu durum şu anda dolaylı olarak Amerikan şaraplarının imajını zedeliyor.
Chirac ve şampanyanın hezimeti
Bu durum yeni değil. Chirac yönetimi, 80’li yılların ortasında Muruoa Atolleri‘nde çok tartışılan atom bombası denemeleri yaparken ve bir de bunun üzerine Auckland (Yeni Zelanda) limanında Greenpeace gemisi „Rainbow Warrior“u batırırken üst düzey Fransız şaraplarının satışı dünya çapında gerilemişti. Fransızlar atom bombalarını patlatırken şarapseverler mantarları “plöp“letmek istemiyorlardı. Son yıllarda kalite olarak çok mesafe kat eden Türk şaraplarında da durum aynı. Özellikle öküzgözü ve boğazkere gibi kökü çok eskilere dayanan üzümlerden yapılan şaraplardaki kalite yükselişi dikkate değer. Ama belirttiğimiz gibi: Erdoğan’ın kişiliği ve özellikle siyaseti, bu şaraplardan alınacak keyfi söndürüyor.

Peki üreticileri ve şaraplarını bu şekilde cezalandırmak aslında mantıklı mı? Yanıt: „Hayır!“ Bunun için Kaliforniya’ya bakmamız yeterli. Bir: Kaliforniyalı seçmenler Trump’i seçmedi. İki: Napa Vadisi, Sonoma County ve Santa Barbara’daki şarap dünyası Kaliforniya’nın geri kalanından çok daha liberal ve gelişmeye, ilerlemeye yönelik. Trump yönetiminin aksine Kaliforniya şarap sektörü sulamayı bilinçli yaparak, karbondioksit salınımını azaltarak veya bağlarda çalışan Meksikalı işçilerin entegrasyonunu sağlayarak gittikçe tutarlı bir şekilde bütüncül bir „sürdürülebirlik“ felsefesi uyguluyor.  Başka şekilde söylemek gerekirse: Kaliforniya şaraplarını içenler Trump’ın politikasını değil, tam tersi ona karşı direnişi destekliyor. Bu durumun farkına varanlar için Kaliforniya şaraplarının tadı daha önce olmadığı kadar güzel geliyor! Aynı durum Türk şarapları için de geçerli. Kadim üzümlerin rönesansı ile birlikte Kavaklıdere gibi üreticiler Türkiye’nin yüzyıllardır süregelen şarap geleneğine heyecan verici yenilikler getiriyorlar. Ancak İslam’ın etkin olduğu ülkede Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimi şarap pazarlaması ve tüketimi konusunda kısıtlamalar koydu. Birçok üretici yalnızca ihracat sayesinde ayakta kalabiliyor. Yani aslında, Türk üreticilerin şaraplarını içtiğimiz zaman Türkiye’nin liberal ve keyif dostu kesimlerini desteklemiş oluyoruz. Bu nedenle: Şarapları suçlamayın/cezalandırmayın! Bundan neredeyse her zaman yanlış kişiler karlı çıkıyor!
Thomas Vaterlaus (Vinum Dergisi, Nisan/2018) çeviri: Evren Tonguç

Not: Chardonnay’ın suçu ne? Yazı başlığı Öküzgözü’nün suçu ne? olarak Keyif Notları tarafından değiştirilmiştir.

Bir cevap yazın