2014 Denizli Bağ Raporu, Küp Bağları

Türkiye’nin 2014 bağ raporunu yayınlamaya devam ediyoruz. Küp Şarapları‘nın Deniz, Güney, Çal, Bekili Küp Bağları’nında sezonun nasıl geçtiğini Önolog Saba Açıkgöz yazdı…

2013 bağbozumunun erkenci karakteri ve yüksek asiditeli şarap potansiyeliden sonra 2014 bağbozumunu merakla beklemekteydik.

2013 yılı aralık ayının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, hatta ilkbaharı andıran sıcaklıklarla karşılaşmamız bağları için oldukça olumsuz bir durum oluşturmaktaydı.

Kış oldukça kurak geçti. bu kuraklık ilkbahar aylarında da oldukça endişe vericiydi. Nisan Mayıs ve haziran aylarında beklenen yağmurlar neredeyse hiç yağmadı. Haziran sonlarında ve temmuz ayında çok hafif düzeyde seyreden yağışlar bizi bir nebze olsun rahatlattı.
Bu yağışlar sayesinde verim kaybı minimum diyebileceğimiz düzeylere düşebilecekti.

Ağustos ayına doğru verim kaybı ile ilgili tahminlerimiz oluşmaya başladı. Bu kayıbın % 30 civarında olacağını tahmin etmekteydik. Ancak verim kaybından ziyade bizi endişeye sürükleyen üzümdeki şeker seviye seviyesindeki düşük oranlardı. Üzümdeki kuru madde artışı yani brix değerleri olması gereken seviyelerde ve yükselme hızında değildi.

Kuraklık ve yüksek sıcaklıklar bağ alanlarında istediğimiz düzeyden daha fazla stres oluşmasına neden oldu. Yüksek sıcaklık ve stress bağ alanlarında olgunlaşmanın homojen olmamasına neden oldu. Farklı omcalardaki olgunlaşma farkı her yıl karşılaştığmız bir durum olmasına karşın aynı omca hatta aynı salkım üzerindeki olgunlaşma farkının çok fazla olması çok nadir karşılaşılan bir durumdu. Bu durum hasadın da çok zor geçeceğinin bir işaretiydi.

Ağustos ayı ile birlikte Sultaniye, Chardonnay, Sauvignon Blanc, Çal Karası ve Syrahüzümlerinin hasadı da bu stress altında başladı. Ancak ilerleyen günlerde gelen hafif bir yağış ile birlikte bu problem kısmen de olsa aşılmış oldu.

Eylül ayı ile farklı  bir sorun karşımıza çıktı. Eylül ayı ile birlikte ara ara gerçekleşen yağmurlar, kalan ürünlerde hasadın sağlıklı ve doğru yapılmasını da engellemiş oldu. Yağmurlar ile birlikte düşük olan alkol seviyesinin yanına düşük asidite de eklenmiş oldu.

Özetle, şaraplık bağ alanlarında 2014 yılı rekoltesinin düşük, hastalık açısından % 1-2 düzeyinde seyrettiği ve asiditesi yüksek, alkol seviyesi ile aromatik açıdan problemli sayılabilecek bir yıl olduğunu ifade etmemiz mümkün olabilecektir.

Chardonnay, Sultaniye ve Sauvignon Blanc gibi beyaz çeşitlerde bağ bozumu bütün olumsuz şartlara rağmen başarılı sayabileceğimiz bir düzeyde gerçekleşmiştir. Yüksek asitli, 2013 yılına oranla düşük şeker ve aromalı bir hasat gerçekleşmiştir.

Yöresel bir kırmızı çeşit olan Çal Karası aromatik açıdan ve şeker oranı yününden biraz düşük düzeyde ancak asiditenin ön planda olduğu, bir şekilde hasat edilmiştir.

Merlot çeşidi yine Çal Karası’na benzer bir yapıda hasat edilmiştir.

Syrah için; bölge bölge değişen olgunlaşma değerleriyle bizi biraz daha  zorladığını söylemememiz mümkün. Bölgelere, hatta mevkilere gore çok farklı karekterlerle hasadı gerçekleşen bir çeşitti.

Kalecik Karası çeşidi; Syrah’a göre nisbeten daha iyi bir yıl geçirdi. Diğer çeşitler gibi rekoltenin az olduğu bir seneydi. Önemli farklılığı ise geçen yıllara oranla daha aromatik bir karekterde oluşuydu.  Asiditesi diğer çeşitlere ve yıllara oranla daha yüksekti. Bağbozumu Ağustos ayı sonlarında başlamıştır.

Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc gibi çeşitlerde olgunlaşma istenilen düzeye yakındı, yağmurlar olgunlaşmayı çok fazla etkilemedi. Bağbozumu eylül sonu gerçekleşti.

2014 yılı Öküzgözü ve Boğazkere için hiç iyi bir yıl değildi. Bu durum hem Denizli bölgesindeki bağ alanları için, hem Elazığ ve Diyarbakır bölgelerindeki bağ alanları için de geçerlidir. Denizli bölgesinde eylül ayında ve ekim ayında yağan yağmurlar zaten düşük olan brix değerlerinin daha da düşmesine neden olmuştur. Yağışlardan sonra havaların soğumasıyla birlikte üzümün şeker oranında artış gerçekleşememiş; alkol, asit ve aromatik açıdan bağ alanlarında istenilen değerlere ulaşılamamıştır.

Bir cevap yazın