Peki Ama Ne İçer Bu Laponlar

Hava buz gibi ama taptaze. Eksi onsekiz dereceKızağın kar üstündeki hışırtılı sesi, köpeklerin kısa havlamaları ve oğlumun onları heveslendirmek için ‘haydi, hoo’ çığlıkları dışında etrafta ses de canlı da yok gibi. Kuzey kutup dairesinin 350 km kuzeyinde Finlandiya’da Lap ülkesinde Saariselka yakınlarında ormanda ilerliyoruz. Aklıma takılıyor; ‘Peki ama ne içer bu Laponlar?’

Burada kilometre kareye bir insan ama bir sürü geyik düşüyor. Lap’ların ülkesine biz Laponya diyoruz. Oysa onlar bu ismi sevmiyorlar. Lapon onların dilinde ‘yama’ demek. Kendilerine Sami diyorlar. Kısmen göçebeler. Yazın Rengeyikleri topluyor, kulaklarından işaretliyor, çiftleşenlerin yavrusunu alıyor, kışlık et stoku hazırlayıp, derisinden elbise, ayakkabı dikiyorlar. Kışın Rengeyikler ‘yılkı’ oluyor, hepsi ormanda. Özgür. Tembellik aylarında Sami’ler  buz kırıp, içinden balık avlıyor ve yüksek alkollü içkiler tüketiyorlar.

Bir çeşit votka olan içkilerine ‘Viina’ diyorlar. Hepsini denemeye kararlıyım. Kızakla kar safarisinde, Sami çadırında ateş etrafında geyik eti yerken ya da sabaha kadar kuzeyin o sihirli ışıkları ‘Arora Borealis’i görmek için beklerken.

Burada kar ekimde başlayıp mayıs sonuna kadar devam ediyor. İşte ne oluyorsa o kısa arada oluyor. Doğa onlara hazirandan eylüle çeşit çeşit böğürtlen (Nordic berries) veriyor ‘Viina’yı şenlendirsinler diye. Ama bununla kısıtlamamışlar yaratıcılıklarını. Örneğin isli, füme aromalı brandy tarzı içkileri arasında Jellona Tervasnapsi likööri %21 alkollü, diğerlerine göre hafif içimli. Oysa Terua Viina Polarmallas  alkol %37 ve Jaloviina Adelbrannvin alkol %38 sıkı içkiler, füme geyik etiyle de füme somon balığı ile de mükemmel gidiyorlar.

Rengeyiği eti ağırlıklı ya da yağlı bir somon, alabalık sofrasından sonra dijestif olarak size iki şey önerebilirim. Bir yüksek alkollü nane likörü, Minttu Peppermint  alkol %40, şişenin önünde Cold on the outside-Warm on the inside yazıyor, arkasında ise doğa koşulları özetleniyor: ‘From the Finnish Himalayas’

Eğer naneyi düz bulursanız bir çiçek-meyve bahçesine düşmüş gibi hissedeceğiniz %37,5 alkollü Koskenkorva Vodka Nordic Berries’e ne dersiniz?  Sami ormanlarından toplanmış bulunabilecek tüm böğürtlen cinslerinin hülasasından oluşan aroması ile olağan üstü neşeli, canlı, sevimli.

Birde cevabını bulamadığım soru var. Nispeten sıradan bulduğum %37,5 alkollü Baltic Dark Rum için şeker kamışını nereden bulmuşlar? Bilmiyorum, ama denemiş olmaları bile bu vahşi doğada nasıl hala hayatta kaldıklarının ipucu bence. Her gün imkansızı deniyorlar.

Buzdan kiliseyi geziyorum. Yerde rengeyiği postları dizlerinizi koyun diye. Soruyorum, ayrımlara, bölünmelere neden olan hiçbir dini simge özellikle kullanılmamış. ‘Her dinden ve her dinin içindeki mesheplerden insanlar için Tanrı’nın evi burası ‘ diyorlar.

Aynı kubbe içerisinde kapısı olmayan bir geçişle buz bara giriyorum. İnanılmaz, en az 30 metre uzunluğunda ‘masif’ buz bir masa, duvarda buz oyularak yapılmış ice art. İşte şimdi tam zamanı, küçük mataramdan   nefis bir votka olan Koskenkorva Viina’yı defalarca yudumluyorum. Şişesinin arkasında ne kadar kuzeyde üretildiği yazılı: N(kuzey) 62 derece 41 dakika  E (doğu) 22 derece  27 dakika

 

 

 

Bir cevap yazın