Chalet’de Sevilen ile İyi Yemek

Soğuk bir kış gecesinde, Chalet’de yemek fikri ilk duyduğumdan beri çok hoşuma gitmişti, geceyi sabırsızlıkla bekledim. Sevgililer Günü’nün ertesi gününe denk gelmesi ise en azından ben alternetif bir hareket olarak yorumladım. Zamanında Pazartesi Dergisi’ nde 14 şubatı ‘sevgilisizler  günü’diye adlandırılabilecek etkinliklerle geçirmiş biri olarak, muhalif işlerle ilgiliyimdir !

Dağ evlerini, kulübelerini hep sevmişimdir… Ahşap dekor ve şömine her zaman sıcaklık vaat eder, içeri ilk girdiğimizde de böyle sıcak bir ortamda, önce Remy Martin -18 derece ile karşılandık… Bu değişik ve beklenmedik bir sürprizdi, biz daha çok cognac’ı avucumuzun içinde, tutup ısıtabileceğimiz kadehlerde yavaş yavaş yudumlamaya alışkın olduğumuz için, shot bardağında ve buz gibi olmasını yadırgadım. Ancak Remy Martin yine yapacağını yaptı ve içimizi bir anda dalga dalga sıcaklık kapladı. Bu arada Zeyno Gürses yanımıza gelerek bize sımsıcak hoş geldin dediği anda, Sevilen Savignon Blanc 2010 kadehlerimizdeydi. Yazın çok severek bir önceki rekoltesini yudumladığımız bu şarap, daha güzelleşmiş olarak parmaklarımızın arasındaydı. Limon, greyfurt gibi narenciye aromaları ve hoş bir serinlik, şöminenin başında karşılaşılan dostlar ve güzel bir sohbet, insan daha fazla ne ister ki?    

Gecemiz çok güzel başlamıştı…. İlerleyen dakikalarda, masamıza geçtiğimizde, beyefendiliği ile herkesin takdirini toplayan Enis Güner ile aynı masada oturduğumuzu şaraplar hakkında daha fazla bilgi alacağımızı düşündüm. Bu yemeği düzenleyen Zeyno Gürses’ de  tüm sevimliliği ve güzelliği ile bize katıldı. İlk olarak “İsviçre Dağ Tabağı” ve ona eşlik eden  900 Pink Fume Merlot 2009 masamızda yerini aldı. Daha önce tattığım ve sevdiğim bu şarabı, yine çok beğendim, sadece sunulduğu kadeh pek sevimli değildi, ancak şarabın hissettirdikleri, rengi, tazeliği, ağızda hissedilen hafif baloncukları öyle güzeldi ki… Sonrasında Enis Güner her şarap hakkında sırası geldikçe bilgi verdi, Zeyno Gürses yemekleri, Swissotel Chalet ve Barlar Müdürü Murat Yılmaz kulübenin İsviçre’den buraya taşınışının öyküsünü anlattı. 

Yemek son hızıyla devam ediyordu, masamıza “Molokoffs (kızarmış isviçre peyniri), Capuns Grabünden  pazı rulosu  kurutulmuş dana eti, sosis ve hafif baharat sos ile, ördek terin mantar turşusu  ve ayva püresi ile” geldi, tabii bu yemeklere eşlik eden şarap, Majestik Reserve Cabernet Franc & Shiraz 2009,  Majestik serisinden farklı daha hoş içimli, aynı zamanda ağzı kaplayan, yediğimiz yiyeceklerle hatta sonra tabağımıza servis edilen soğanlı tartla bile rahatlıkla başa çıkan bir şarap oldu. Ardından İsviçre ile kış aylarında adı hep bir arada anılan önce “Köpüklü Şaraplı & Trüf Mantarlı Fondü” ve buna eşlik eden Sevilen Güney Kalecik Karası 2009 ardından; “Et Fondü” ve Sevilen Premium Syrah & Merlot 2007. Özellikle et fondü ile Premium syrah & merlot’nun uyumu muhteşemdi.

Yemek ve sohbet güzel bir şekilde devam ederken, gecenin  yıldızı servis edilmeye başlanmıştı, Sevilen Late Harvest Muscat 2009 ve yanında “Elmalı Sturudel”, bu tatlıyı çok severim ancak şarap o kadar güzeldi ki, yarım bırakıp,  sadece şarabı hissetmek istedim. Şarabın yapım öyküsü anlatılırken, herkes, onların ne kadar zor bir iş yaptıkları konusunda fikir birliğine varmışdı. Ama bu zorlu emeğin karşılığında çok güzel bir şarap çıkmıştı ortaya. Bornova Misketi’ nin güzel aromaları eşliğinde uzun süre ağzımızdan tadını eksilmesini istemeyeceğiniz güzel bir final…

Tabii gece bununla da bitmedi, İsviçre sözkonusu  olduğunda olmazsa olmaz çikolata  ve eşlikçisi Remy Martin XO; kimi katılımcılar kahve içmeyi tercih etse  de ben cognac seven biri olarak, sadece Remy Martin XO yudumlamayı tercih ettim. Artık gecenin sonuna yaklaşmıştık, yavaş yavaş vedalaşmalar, yeni bir iyiyemek.com organizasyonunda buluşmak için iyi dilekler. Bir taraftan hep gülen yüzler… Bence bir gecenin nasıl geçtiğini anlamak isterseniz, yüzleri  izleyin, eğer herkes gülüyor ve eğleniyor vedalaşırken bile bir sonraki randevu için dileklerde bulunuyorsa o gece güzel ve başarılı geçmiştir. Chalet’de ki o gece de böyle güzel geçti işte… Bu güzelliği yaşatan ve yaşayan herkese teşekkürler…

Bir cevap yazın