Ausone Dünyanın En İyisi mi?

Château Ausone, son on yılda önemli bir yenilenme ve iyileştirme süreci yaşadı. Her büyük şaraplık üzüm bağı iniş çıkışlar yaşar; şimdi talih kuşu Château Ausone’un başında dolaşıyor. İki St-Emilion Premier Grand crus classéA’dan biri olan Ausone (Cheval-Blanc’la birlikte) son bağbozumlarında sadece nefis şaraplar üretmedi; yoğun bir yenilenme sürecine girdi. Bu değişikliklerin arkasındaki isim, Ausone’un çekiciliğini arttırma göreviyle başa çıkabilecek birine benzeyen Alain Vauthier.

Château Ausone, Bordeaux’daki en eski ve ünlü mülklerden biri olmakla birlikte, şaraplar içinde en güvenilir olanıdır. Bunda üretimin az olmasının  ( yılda ortalama 2,000 kasa ) ve buna eşlik eden bir reklam kampanyasının olmayışının payı küçümsenecek gibi değildir. Şarapları içenlerse neredeyse her dem taze bir kalite bulacaktır. Yeni, ketum ve kendi içine kapalı olduklarından, şarapların haklarında karar vermek ilk başta zor olabilir; ancak, son bağbozumlarında parlak doku ve aroma karışımıyla takviye edilen ve süregelen bir tazelik ve zerafet vardır. Ausone’un kilit noktası 7 hektarlık (70 dönümlük) bağdır; burada terroir (toprak) nosyonu ağır basar. Doğu-güneydoğuya bakan bağ, soğuk kuzey rüzgarlarından bir kaya çemberiyle korunur. Bağın dörtte birlik kısmı yüzeysel kalker plato toprakları üzerinde, geri kalan kısım ise kil-kalker yamacının üzerindedir. ‘Ausone’un muhteşem bir toprağı var, doğru şekilde işlendiğinde verdiği ödüller görülmeye değer,’ diyor Vauthier.

Eski bir gelenek Malikane ismini, şu anki bağ bölgesinde bir köşkü olan Romalı şair Ausonius’tan almıştır. Eldeki kanıtlara göre mülkün Château Ausone olarak geçmişi 16. yüzyıla kadar uzanır. Bundan sonra da, 19. yüzyılda Château Ausone ismine geri dönmeden önce, sırasıyla Tour d’Ausone, Cru d’Ausone and Cantenat’lar (o zamanki mülk sahibinin adı) olarak tanındı. ‘Son 2,000 yıldır burada üzüm yetişiyor olabilir,” diyor Vauthier. Vauthierler, geçmişi Fransız Devrimi’nin öncesine uzanan bir aile mülkünün son mirasçıları. Mülk önce Mösyö Cantenat’tan Madam Lafargue’a, sonra da onun yeğeni Edouard Dubois-Challon’a geçti. Edouard, sadece Ausone’un 1920’lere kadar St-Emilion’da başı çeken mülk olarak itibar kazanmasını sağlamadı; aynı zamanda, premier grand cru classé B olan Château Belair ve Château Moulin St-Georges’u da aldı. Dul eşi ve çocukları Cécile Vauthier ve Jean Dubois-Challon daha durgun bir dönemde mülkü devraldı. Sonraki mirasçılardan Alain Vauthier ve Jean Dubois-Challon’un dul eşi 1987’de mülkün yöneticisi oldu. Böylece iki taraf arasında bir anlaşmazlık dönemi başladı; bu dönem, Alain Vauthier’in lehine alınan bir mahkeme kararıyla, Vauthier’in 1995’te tek yönetici olmasıyla sona erdi. Ara dönemde bazı önemli başarılar elde edildi – özellikle 1976, 1982, 1983, 1988, 1989 ve 1990’da – Château Belair’in yöneticisi ve iki mülkün bağ müdürü olan Pascal Delbeck, mahzen görevlisi Marcel Lanau ve Alain Vauthier ile birlikte şarap yapımını temin etti. Ancak bu uyuşmazlık sürecinin bir bedeli vardı. ‘O sırada karar almak çok zor olduğu için çok az yatırım yapıldı,” diye açıklıyor Vauthier. 1997’de Madam Dubois-Challon %50 hissesini satmaya karar verdi; Vauthierler bu hisseleri son anda Château Latour’un sahibi ünlü Fransız milyarderi François Pinault’un elinden aldı. Yasal ve mali kontrollerin tamamlanmasından sonra istediği değişiklik ve yenilikleri yapmak için Alain Vauthier’in önündeki engeller kalkmış oldu.

Sessiz, düşünceli ve kendini gözlemleyen biri olan Alain Vauthier, yeteneği ve bilgisi kesinlikle kabul gören ve St-Emilion’da aranan başarılı bir bağcı ve teknisyendir. ‘Başlangıçta herşeyi nasıl yapacağımı bana o öğretti ve bugün de tavsiyelerde bulunmaya devam ediyor,” diyor Château Valandraud’ tan Jean-Luc Thunevin. Merlot ve Cabernet Franc’tan eşit oranda pay sahibi olan ve yaşı ortalama 50 olan bağ, Ausone’un varlıklarından bir diğeridir. En eski parsel 1906 tarihlidir. Taraçanın kalan duvarları söküldü ve yeniden inşa edildi; aşınmaya karşı sıralar arasına çimen ekildi ve yağmur suyunu boşaltmak için bir kanal yapıldı. St-Emilion’da olduğu gibi mevsime göre yapılan budama, sürgünleri temizleme ve yeşil hasat işleri geliştirildi ve randıman 30hl/ha civarına indirildi. Vauthier biyodinamik tarım metodları etrafında ‘dönüp dururken’, deneyler Cabernet Franc ve 700 çeşit Petit Verdot bitki klonlarının sınıflandırmasıyla devam ediyor. Yenilenme programının ağırlığı, bina ve mahzen içinde ve etrafında daha açıkça görülüyor. 18. yüzyıl evlerinden ikisi elden geçirilip onarılırken, 13. yüzyıla ait bir küçük kilise restore edildi. 1580’den kalma kalker fıçı mahzenindeki nem düzeltildi. Şarap üretimi açısından bazı önemli değişiklikler olmuştur, ancak hiçbiri ‘gizli ya da mucize değildir.’

1995’te ikinci bir şaraba, Chapelle d’Ausone, başlandı; şu anda üretimin %10-20’sini oluşturuyor. Aynı yıl, meşe fıçıda malolaktik mayalanmaya bir dönüş vardı, bir sonraki yıl ise entegre sıcaklıkla yeni meşe fıçıları 1983’te kurulanların yerini aldı. 1993’ten beri Michel Rolland şarapları yapan danışman önolog. Malolaktik mayalanmadan sonra, şarap 22 ay kadar %100 yeni meşe fıçılarında yaşlanır. İlk seçimin yapıldığı hasattan sonra Ocak’a kadar farklı üzüm çeşitleri ve parselleri ayrı tutulur. 1999’da ters geçişme Ausone’da denendi, ancak 2000, 2001, 2002 ve 2003’de alkol dereceleri o kadar iyiydi ki buna gerek kalmadı. ‘Felsefe olarak şeker ilavesi yerine ters geçişmeyi kullanmayı tercih ederim, ancak ideal olan hiçbir şey yapmamaktır,’ diyor, Vauthier. Vauthier son on yıldır Château Ausone’un tesislerini tekrar düzene sokmaya çalışıyor. Malolaktik mayalanma için 2002 bağbozumunda hazır edilen yeni bir vinifikasyon mahzeni ve yeni bir fıçı mahzeni var.

Şaraplar Ausone’un stil olarak 3 değişik dönemi vardır.

1) Vauthier dönemi öncesinde 95’ten daha eski olanlar. 95 öncesi şaraplar bugün üretilen efsane Ausone’a benzemez. 82 ve 83’lerin ikisi de şimdi içilebilir. 82, daha zengin ve derin bir şaraptır. 83’lerin çoğu, meyvesinden kaybediyor gibi gözüküyor. Birkaç 95 öncesi Ausone’ım oldu, bana göre bunlar, kötü, tatsız şaraplar. Meyveleri olmadığından, keskin ve çok ekşi tadıyla sıradan şaraplar. Keyiften yoksunlar. Bu yüzden ucuza satılıyorlar.

2) Ausone’un sonraki dönemi 95-99. İlk Vauthier dönemi. Bu şaraplar, önceki yıllara göre daha zengin, karmaşık ve yoğun. Bunları içmek daha eğlenceli. 96 bugün iyi içiliyor. Birkaç ay önce bir 96 açtım; oldukça sert bir şarap ve olgunlaşmak üzere. 98 biraz daha zaman istiyor. Daha büyük bir şarap olsa da, bana göre en azından bu noktada yanına yaklaşılmayacak kadar kapalı bir Anadolu kadını gibi bir şarap.

3) 2000 ve sonrası ikinci Vauthier dönemi 2000’den başlayarak, Ausone Bordeaux’da üretilen bütün şarapların en iyisi, müthiş bir şekilde kalite çıtasını yükseltti. Evet, hayal edemeyeceğiniz kadar iyi. Bence bu şarap Petrus’tan yada herhangi bir sekiz Bordeaux büyüğünden de (Lafite, Mouton, Latour, Margaux, Haut Brion, Ausone, Petrus, Cheval Blanc) daha iyi. 2000, muhtemelen tattığım gelmiş geçmiş en iyi genç Bordeaux! İnsanı şaşırtacak kadar olgun, karmaşık meyve katlarından oluşuyor; dolayısıyla şarabın şu anki uluslararası piyasadaki 1.000,-YTL üstündeki fiyatına şaşmamak gerek. Pahalı da olsa, ne kadar az üretildiği düşünülürse, gerçek değerinden daha düşüğe satılıyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde bu satırların yazarı Ausone’ın fiyatının Petrus’u geçeceğini ve Ausone’ın Petrus’un tahtına yerleşeceğini düşünüyor.

 

1/16/2011

Bir cevap yazın